sarıyer kürtaj
sarıyer kürtaj

İstanbul Sarıyer Kürtaj

Bir kadının istenmeyen bir gebelik ile karşı karşıya kaldığında ve bu gebeliğin sonuçlarına maddi ya da manevi açıdan hazır olmadığını yahut da bu sorumlulukları istemediği durumlarda gebeliği sonlandırmak istemesi gayet sıradan bir durumdur. Ancak pek çok sosyal baskı faktöründen kaynaklı bunu gizlemeyi uygun gören çok fazla hasta vardır. İstanbul Sarıyer kürtaj kadın doğum kliniklerinde gerçekleşir ve gizlilik önemsenir.

Aslında yasal olarak -bazı koşullar haricinde- hiçbir sorun olmamasına karşı toplumumuzda yanlış bilinen bazı doğrular vardır. Öncelikle konu her ne olursa olsun sağlık alanında her zaman hasta gizliliği olmak zorundadır. Bu yalnızca etik bir koşul değildir. Gizlilik aynı zamanda yasalar ile güvence altına alınmıştır.

İstanbul Sarıyer kürtaj işlemleri gebelikle yasal sınır dolmadığı sürece hiçbir aksaklık olmadan gerçekleşir. Bu yasal süre 10 hafta olarak belirlenmiş olup bu süreden sonra herhangi bir riskli hastalık durumu ya da özel bir hukuki süreç yoksa işlem gerçekleştirilemez. 10 hafta sınırı yasal sınır olarak kabul edilmiştir ve bu süredeki gebeliklerde daha fetüs canlı formuna bürünmemiştir. Bu nedenle toplumsal baskı aracı olarak kullanılan duygu sömürülerinin bir geçerliliği yoktur.

Kürtaj çok kolay bir işlem olmakla birlikte hastalar bu işlemden yalnızca birkaç saat sonra ayağa kalkabilirler. Bu operasyonun sonucunda hastane ya da klinikte kalmanız gerekmez. Daha çok eve gidip dinlenmeniz önerilir. Ancak İstanbul Sarıyer kürtaj işlemi sonunda işine devam edebilen çok fazla kadın da mevcuttur.

Gebelik sonlandırma ile ilgili en bilinen mitlerden bir tanesi, kürtaj olan kadının bir daha hamile kalamayacağı yönündedir. Bazen bunun hamile kalınır ama daha zor, diye karşımıza çıktığını da görürüz. Ancak bunlar tamamen hurafedir. Kürtaj operasyonu kadının doğurganlığını etki etmez. Yalnızca kısa bir düre adet düzensizliğine yol açabilir. Ve kürtaj sonrasında sancı yaşanabilir. Onun haricinde kişi hazır olduğunda gebelik tekrar gerçekleşir.

Hem yasal olmasına hem de fizyolojik olarak bu kadar sıkıntısız olmasına rağmen gebelik sonlandırmanın bu kadar kötülenmesinin nedeni yalnızca toplumsal yargılarımızdan ileri gelir. Ve bu yargıların hiçbiri bilimsellikle örtüşmemektedir.